TB2L Koçları Kartepe'de Görüşlerini Paylaştı

Kartepe Spor Köyü'nde düzenlenen Beyaz Gölge TB2L Turnuvası'na katılan TOFAŞ Gelişim'in başantrenörü Serkan Erdoğan, Ankara Ormanspor'un başantrenörü Serkan Metin ve Karesispor'un başantrenörü Fahri Güler Türk basketboluyla ilgili görüşlerini paylaştı.

Murat Özyer'in sorularını yanıtlayan koçların açıklamaları şöyle:

FAHRİ GÜLER: "GENÇ OYUNCULARIMIZA DAHA FAZLA SORUMLULUK VERMEYE ÇALIŞACAĞIZ"

Basketbol sohbetimize seni tanıyarak başlayalım.

Öncelikle nazik davetiniz ve bizlerin sesini duyurmaya yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim. Ben TOFAŞ’ta başladım. Sadece altyapıda oynadım. Profesyonel oyunculuk kariyerim olmadı. 2001 yılından itibaren de TOFAŞ’ta antrenörlüğe başladım. Orada her kategoride yaklaşık 15 sezon antrenörlük yaptım. Spor okullarında çalıştım. A takımda asistanlık yaptım. 2 yıl önce oradan ayrılarak Karesispor’da başladım. Burası TOFAŞ’tan sonra çalıştığım ikinci kurum. 33 yaşındayım ve bu antrenörlük kariyerimdeki 17. sezonum oluyor. Genç yaşta bu işe başladım ama TOFAŞ ailesinden o kültürle yetişmek bana onur verdi. Bu noktalara gelmemde ve basketbolu bu kadar çok sevmemde TOFAŞ’ın çok büyük etkisi var. Burada Sayın Efe Aydan, Coşkun Teziç, Tolga Öngören ve Nihat İziç gibi çok değerli isimlerle çalıştım. Onlardan öğrendiklerimi şimdi uygulamaya çalışıyorum. Umarım onların sayesinde çok farklı noktalara gelebilirim.

 Karesispor’a gelelim. Geçen seneden itibaren bir yerde bir haber çıktığı zaman en çok tıklanan haberlerden biri oluyordu. Balıkesir’de başka kulüpler de var ama Karesi’nin yeri ayrı anladığım kadarıyla. Biraz kulübünden ve bu seneki hedeflerinizden bahseder misin?

Öncelikle şunu söyleyeyim. Geçen sene 25 Ağustos’ta ben orayla anlaştım ve oraya başladığımızda Karesi ismini kimse bilmiyordu. Burada en büyük paylardan biri Anıl Uyanık’a ait çünkü o da inanılmaz bir basketbol sevdalısı, gönüllüsü. Karesi isminin bu kadar duyulmasında bir başka etken de belediye başkanımız Yücel Yılmaz’ın vizyonudur. Balıkesir halkı Yücel beyle sporu daha fazla seviyor. Karesi isminin duyulmasında sporun çok büyük bir önemi olduğunu bildiği için bize inanılmaz destek veriyor. Geçen sene başladığımız yolculuğa sadece A Takım olarak çıkmadık. Spor okullarımız ve altyapı çalışmalarımız var. Çünkü burada kalıcı bir kulüp oluşturmayı düşünüyoruz. TOFAŞ’tan aldığım kültürü oraya aşılamaya çalışıyoruz. Karesispor’un sadece basketbol branşı yok. Tenis ve diğer branşlarımız da var. Yaklaşık 150-200 sporcusu var. Basketbol tek takım branşı olarak var. Yaptığımız planlama doğrultusunda geçen sene Bölgesel Lig’de başladık ve genç oyuncularla sezonu tamamladık. 19.5 yaş ortalamasıyla kimsenin beklemediği bir başarıyı elde ettik. TOFAŞ’ta amaç oyuncu yetiştirmektir ve kulüp bir oyuncu fabrikasıdır. Biz de o çılgınlığı yapmak istedik. Tanımadığımız oyuncuları takıma dahil ettik ve onlara olan inancımızı bu oyunculara aksettirdik. Bu işi çocuklarla birlikte yapabileceğimize inandırdık. Sonunda ilk sezonda Bölgesel Lig’den TB2L’ye yükselmiş olduk. Karesi’yi bütün Türkiye’ye duyurmuş olduk. Hem de unutulmaya yüz turmuş oyuncuları ikna ederek onları kazandırdık ve sezon sonunda bizimle devam etmeyen oyuncular farklı kulüplerde hayatlarına devam ediyorlar. Geçen sene başladığımız noktadan bu sene geldiğimiz nokta bizim adımıza mutluluk verici. Dediğiniz gibi Karesi geçen sene ligde ismini çok duyuran bir takım oldu. Bunun nedeni de aile ortamı. Çalışma imkanlarımız çok iyi kendi tesislerimiz, ofislerimiz var. Antrenörler oraya sadece antrenman için gelmiyor. Sabah 9’dan akşam 7-8’e kadar mesai harcıyoruz. Kendi tesislerimiz var. Salon bizim olduğu için çok fazla antrenman yapma lüksümüz var. Oyuncuların gelişimi açısından ciddi programlar uyguladık ve buna devam ediyoruz. Böyle olunca oyunculara cazip hale geldi. Kendilerini geliştirmek adına Karesispor’u takip etmeye başladılar. Yaptığımız bu işler bizi çok mutlu ediyor. Umarım bunun üzerine koyarak devam ederiz.

Bu seneki hedeflerinizi bizlerle paylaşır mısın?

TB2L’de 20 tane takım var. Bu sene biz de her takım gibi bir üst lige çıkmayı hedefliyoruz. Geçen sene ilk yılda bir üst lige çıktık. Tabii ki bunu başarabilmek kolay değil ama sadece TBL’ye yükselmek değil, elimizde çok daha değerli hale gelebilecek genç oyuncularımız var. Bunlarla beraber biz o üst lige çıkmak istiyoruz. Burada oynadığımız maçlar ve yaptığımız çalışmalarda da onlara o güveni vermek istiyoruz. Elimizdeki oyuncular ne kadar iyi olursa biz de o kadar iyi bir takım olacağız çünkü biz bir ya da iki oyuncuya endeksli oynamıyoruz. Takım oyunu oynuyoruz. İnşallah TB2L’de de bir sene kalıp TBL’ye yükselme hedefine ulaşırız.

 Basketbolseverler  TB2L’de bu sezon nasıl bir bir lig ve basketbol izleyecek ?

Öncelikle şuradan başlayayım. Biz özellikle kulüp açısından tek grup olmasını istedik. Çünkü iki grubun herhangi bir kulübe çok fazla katkı sağlayacağını düşünmüyorduk. Hatta federasyona da başvuruda bulunduk. Toplamda bir kulüp 30 tane resmi maç yapacak. Sonuna kadar giderdi. Ligi 7. ve 8. olarak tamamlayanlar 15 Mart’ta sezonu bitirecek. Burada iki ay oyuncular ne yapacak? Aile geçindiren oyuncular var. Bir dahaki ağustos, eylül ayına kadar maaş alamayacaklar. Transfer dönemi de bitiyor. Tek grup olsa 38 tane resmi maç yapacaksınız. Hem ligin kalitesi de artacak hem de oyuncu gelişimi açısından daha fazla maç olacak. Biz bunları federasyona sunduk ama TBL’de yaşanan sıralama belirleme durumundan dolayı bize böyle bir şey söylediler. Şimdi iki grup olduk. 18 tane resmi maç yapacaksınız. Playoffta iki üç maçla beraber son altıya kalan takımlar 30 tane maç yapacak. Biz iki grup olmasını uygun bulmuyoruz. Elimizde genç oyuncular var ve onlara daha fazla maç yaptırmak istiyorduk. Yine de bir risk var. Altılı finallerde de çift devreli lig oynanacak. İlk beş maç sonunda yine aynı durumlar yaşanabilir. Umarım federasyon özellikle altılı finale kalacak takımların o maçlarını daha fazla takip eder. Çünkü bütün sezon yatırım yapıyorsunuz. Sizin 20 takımlı tek grup yapmama amacını herkese sunuyorsunuz ama altılı finallerde bu tehlike yaşanacak. Umarım bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için şimdiden hazırlıklarını yaparlar. TB2L’ye gelince gerçekten Türkiye’de basketbol kalitesi artıyor.  Yabancı sayısı arttıkça aşağıya doğru kaliteli oyuncular inmeye başlıyor. Kerem Gönlüm gibi Türkiye’de çok değerli bir isim bu sezon TBL’de mücadele edecek. Bu sayede Süper Lig, TBL tecrübesi yaşamış oyuncular TB2L takımlarına dahil oldu. Bu sene çok ciddi bütçeler ayıran takımlar var. İnanıyorum ki çok kaliteli maçlar olacak. Zaten bu turnuvadaki maçlar da bunu gösteriyor. Oyuncu gelişimi açısından da düşünmek lazım. Grupta oynayacağımız 18 maçta bütün oyuncuları kazanmak için oynayacağız. Daha az süre alan oyuncuların sürelerini uzatmaya çalışacağız. Genç oyuncularımıza daha fazla sorumluluk vermeye çalışacağız. Belki bu dönemde maç kaybedeceğiz, farklı yenilgiler alacağız ama bu maçları kaybederken oyuncular kazanmış olacağız.

Sezonun ilk kısmında play off’lar ve sonrası için oyuncularına yatırım yapacağını söylüyorsun yani...

Tabii ki önemli olan sezon sonu. Sezonda 18’de 18 yaptığınızda da hiçbir lige çıkmıyorsunuz. Anlamı olmuyor. Playoffta iki grup çapraz eşleşmelerle maçlar oynayacaklar. Grupta tüm maçlarını kazanırsınız ama çapraz eşleşmedeki altıncı takım sizi elediği zaman hiçbir anlamı kalmıyor. Altılı finallere hazırlıklı gitmemiz için bütün oyuncuları kazanmamız gerekiyor. Gerçekten çok entersan bir lig. Transfer dönemi ocakta bitiyor ve o tarihe kadar birçok takım transfer yapacaktır. Mutlaka biz de belki müdahele etmek zorunda kalacağız. Sezon başında herkes kendini deneyecek, rakiplerini görecek. Asıl mücadele ocaktan sonra başlıyor.

Şimdi sen anlatırken TBL ve TB2L’nin, BSL’den iki önemli farkı ortaya çıkıyor. Birincisi, sezonun sonu çok çok önemli. BSL’de yeni kurulan takımlar baştan 6-7 maç kazanınca düşme potasından uzaklaşıyorlar. Ama TBL ve TB2L’de bir üst lige çıkabilmek için sezonun sonunda kazanman lazım.

İkincisi, ocak ayında dediğin gibi kartlar bir kez daha dağıtılacak. Belki bir anda iyi gözüken 6-7 takım varken dengeler allak bullak olacak çünkü yukarıdan inecek oyuncular olacak. Özellikle heyecan kat sayısı da ocak ayından itibaren artarak devam edecek.

Kesinlikle. Biz de planlamamızı yaparken ocaktan sonraya göre yapıyoruz. O zamana kadar bir ya da iki oyuncuyu geliştirebilirsem zaten kendi içimde de transfer yapmış oluyorum. TBL’ye  baktığımız zaman 6. ve 7. sırada bitiren takımlar BSL’ye yükseldi. Bunlar her sene yaşanıyor. TB2L’de de bu geçerli. En basiti TOFAŞ Gelişim takımı A Takım oyuncularını da alıyor. Bazen A Takım oyuncularının gelemediği zamanlar olacak ve çok sürpriz sonuçlar alacak. Ama onlar geldiğinde çok ciddi galibiyetler alacaklar. Belki TOFAŞ Gelişim altıncı bitirecek ama lige çıkma adaylarından biri yani en basit örnek bu.

TB2L’nin daha iyi bir lig olması için senden üç tane önerini almak istiyorum. TB2L’ nin “Tek “ grup olması düşüncenle bence bir tanesini söyledin. Diğer ikisi neler olabilir?

30 maç sporcuya, lige bir şey katmaz. Bir sponsorluk anlaşması yapmak isteseniz evinizde 9 maç oynayacaksınız. 9 maç için de kimse size sponsor olmaz. Kulüplere maddi açıdan hiçbir katkısı yok. Diğer bir önerim olarak yaş sınırlaması gelebilir. TB2L’nin oyuncu gelişimi açısından önemli bir lig olması gerekiyor. Türkiye’de yukarda sıkışmış, oynamayan sadece kadroda yer almak için duran, benim adım BSL takımları arasında geçsin diyen bir sürü oyuncu var. Onların da şunun farkında olması gerekiyor ki oynadıkça değer kazanacaklar.

 Belki bir isim sponsorluğu olabilir. İstatistik bu ligde geçen sene tutulmaya başlanmış. Bu lige ilgi arttıkça kalite de yükselebilir. Belki bir kaç tane yerel sponsorlukla daha ciddi bir lig haline gelebilir. Peki son sorumuza geçelim. Türk basketbolunda son dönemde yetişen, milli takımlarda madalya alan gençlerin bir üst seviyeye entegre olamaması nedeniyle yakın zamanda bir Arama Konferansı yapıldı. Senin bu konuda önerebileceğin projeler, kafandaki fikirler nelerdir?

Ben de altyapı çıkışlı olduğum için ve her spor okulundan minik gruplarla çalıştığım için şunu söyleyebilirim. Öncelikle altyapıda çalışan arkadaşlarımızın oyuncularımıza güven aşılaması gerekiyor. Altyapıdan üste çıkan bir oyuncuyla konuştuğunuz zaman net cevap veremez. Net düşüncesini belirtemez. Bence basketbolun dışında da çok önemli bir problem bu. Zaten sahanın için en kolay kısmı. Dışarda kendini ifade edebilen, kendi düşüncesini ifade edebilen oyuncu sahada da zaten basketbol oyunu akıl oyunu. Santranç gibi, anlık çözüm üretiyorsunuz. Anlık reaksiyon gösteriyorsunuz. Altyapıda yetişen bir oyuncuyu robot gibi yetiştirip, ‘At, tut’ dediğiniz zaman ya da cevap vermeye kalktığı zaman ‘Sus, bilmiyorsun, etmiyorsun’ denildiği zaman onun özgürlüğünü kısıtlıyorsun. Zaten sahada o çocuk özgürlüğünü yaşayamaz. Bir gözü antrenörde fırça yiyecek miyim diye bakacak. ‘Şimdi bunu yapacağım, bana kızacak’ duygusuyla yetişiyor. Aslında üzerinde durulması gereken konulardan biri bu bence çünkü özgüvenli oyuncu daha üst noktalara gelecektir. Genç oyuncularımız böyle yetişirse yaş grubu farketmeden büyük oyuncularla mücadeleye girer. Ama özgüveni olmadan yetişen bir oyuncu 18-19 yaşına geldiğinde zaten adam o şekilde yetişmemiş. Siz diyorsunuz ki ‘Al kardeşim formayı’. Nasıl alacağını bilmiyor. Amerika’yla kıyaslıyoruz, eğitim sistemi vs. Türkiye Ligi’nde 18-19 yaşına gelen oyuncu ya var oluyor ya da yok oluyor. Ama kolejden 22-23 yaşında adam mezun olduğunda Türkiye’ye geliyor, çaylak oyuncu oluyor. Bir sene adaptasyon süreci olacak. 23-24 yaşına geliyor. Ama bizim 18-19 yaşındaki çocuğumuzu okyanusa atıyoruz. Sahip çıkmıyoruz, arkasında durmuyoruz. Ona iki, üç yıllık bir süreç vermiyoruz. Burada da bir tezatlık var.

Tam bu noktada başka konuya geçmeden şunu sormak istiyorum. Az önce TOFAŞ Gelişim’ı konuştuk ve başka takımların da TB2L’de gelişim takımları var. Sence TB2L bu konuştuğumuz genç oyuncular için gelişme ortamı sağlıyor mu?

Bir de tek grup halinde olursa kesinlikle sağlıyor. Maç sayısı yüksek olacak. Kaliteli maç yapacaklar. Düşünün 20 tane gelişim takımının olduğu bir lig ve 5 yıl sonra da Süper Lig’de birbirleriyle mücadele edecekler. O rekabet daha iyi oyuncular doğuracaktır. TB2L’nin gelişim ligi olarak planlanması, oyuncuların özgüvenini artırması, rekabeti çoğaltması… 20 takımda 10 tane oyuncu olsa 200 tane Türk oyuncu eder. Umarım TB2L’de yabancı kuralı gelmez ve sadece Türklerin olduğu bir lig olur. O 200 oyuncu içerisinden çok kaliteli en az 10 oyuncu çıkar. Bizim TBL’miz de baktığınızda Avrupa’da ilk 10 içerisinde. O yüzden TB2L çok ciddi bir yatırım amaçlı lig olur diye düşünüyorum.

 Son soruya gelelim. Turnuva için Kartepe’ye geldin. Tesisi gördün. Bu organizasyonun daha iyi olması için bir önerin var mı?

Öncelikle salonun sıcak olması... (Gülüyor) Burada bunu yaşadık ama onun dışında söyleyebileceğim çok fazla bir şey yok çünkü hakikaten elinize sağlık. İlginize çok teşekkür ediyoruz. İki tane yan yana muazzam salon var. Konakladığımız yerde yemekler tam sporcu kafilesine uygun besin değeri yüksek yemekler. Odalar çok temiz. Salonla konaklanan yer çok yakın. Sadece ısıtma sistemi sorunu aşılırsa bence çok fazla bir eksiklik yok. Altyapıdan konuşuyoruz bence burada altyapı turnuvası da düzenlenebilir. Çünkü otel kapasitesi çok yüksek. 8 takımlı çok ciddi turnuvalar burada düzenlenebilir. Altyapı takımlarının da turnuvalara ihtiyaçları var. Her kulüp liglere katılamıyor ya da gelişim takımı kuramıyor. Farklı organizasyonlar yaratmak burayı daha değerli hale getirecektir. Daha ilk yılında burası ama Türkiye’nin konuştuğu kapsamlı bir organizasyon haline geliyor. İlginize teşekkür ederim. Hepimizle tek tek ilgileniyorsunuz. Maçlar canlı yayınlanıyor. Birçok kişi takip ediyor. Basın toplantısı düzenliyorsunuz. Maçlardan sonra antrenörler kendilerini ifade ediyorlar. Bizlerle basketbol gündemini paylaşıyorsunuz. Bize değer verdiğinizi gösteriyorsunuz. Bizim ülkemizde en büyük şey takdir değil değer vermek. Herkes yaptığı işte takdir görmeyi bekliyor ama bence değer verilmek daha önemli. Sonuçta biz de burada emekçiyiz. Dört tane kulüp burada, hepsi emekçi ve basketbol için uğraşıyoruz. Sizin de tek kazancınız basketbol diye düşünüyorum. İnsanların düşündüklerini herkese aktarıyorsunuz. Fitness salonu her şey muazzam. Umarım bir dahaki yıl burada tekrar karşılaşırız. Bizi buraya davet ederek destek olduğunuz için Karesi isminin tekrar duyulmasını sağladığınız için teşekkür ediyorum.

Röportajı izlemek için tıklayın

SERKAN TÖREN: "ÜST LİGE ÇIKMAK İSTİYORUZ"

Öncelikle kariyerinle ilgili konuşalım. Bize kendini tanıtarak başlarsan çok sevinirim.

1977 doğumluyum. Konya’da basketbola başladım. Daha sonra 92-93 yıllarında Antalyaspor’da oynadım. 5 yıl Türkiye 1. Ligi’nde oynadım. Daha sonra 12 yıl ikinci ligde basketbol oynadım. 2006’da askerden döndükten sonra sakatlığım nedeniyle basketbolu bıraktım ve Marmaris Belediyespor’un altyapısında Fatih Özal’la beraber altyapıda antrenörlük yapmaya başladım. Daha sonra bu süreç Konya’da devam etti ve 2011 yılından beri Ankara Ormanspor’da A Takım asistan koçluğundan başlayan bir süreçte 4 yıldır da bu takımda başantrenörlük yapıyorum.

Ankara Ormanspor’un başantrenörü olarak bu sene TB2L’de iyi de bir takımınız var. Göze hoş gelen güzel bir basketbol oynuyorsunuz. Biraz da takımınızın bu seneki hedeflerinden söz eder misin?

Ben dört senedir A takımın başındayım. İlk başladığımız senede hep Ankaralı oyuncularla bu ligde oynadık. Her sene biraz üzerine koyarak gittik. Geçen sene iyi bir takımımız vardı. Bütçeli takımlar içerisinde Final Four oynadık. Bizim için çok önemli bir başarıydı. Bu sene biraz daha geçen seneki iskeleti bozmadan dışardan beş tane transferle bu ligin dinamiklerini dinamiklerini bilen ve sertliğine cevap verebilecek, hücumda daha iyi organize olacağımız bir takım kurmaya çalıştık. Buraya geldik, ilk hazırlık maçımızdı. Evet, burada doğru reaksiyonları aldık ama mühim olan sezon içerisinde bu performansı göstermek. Sonuçta iki gruplu bir lig oynayacağız. İlk hedefimiz ilk altıda kendimize iyi bir yer edinmek.  Daha sonra son altıya kalıp bir üst lige çıkmak amacındayız.

Daha evvel Ormanspor’da oynamış oyuncuları da var. Hatırladığım kadarıyla Timuçin ile Hasan… Geçen seneye kaç kişilik ilave yaptınız. Bu ilave ettiğiniz oyuncular şu anda takımda ana rollere sahip oyuncular mı?

Şöyle bir şey var. Ormanspor bir kurum takımı ve aslında bir kurum takımı olmanın birçok zorluğu var. Burada basketbol dışında birçok şeye dikkat etmek gerekiyor. Biz de genelde oyuncu tercihi yaparken karakteri düzgün oyuncuları tercih etmeye çalıştık ve kulübün yapısını bilen oyuncuları bünyemizde bulundurmaya çalıştık. Hasan dediğiniz gibi şu anda takımda iki senedir kaptanımız. Timuçin de bu takımın yapısını bilen, Mert altyapımızdan yetişen, Berkay Demirci altyapımızda senelerce oynayan oyuncular.  Geçen sene takviyelerle Ahmet Kaplanlı, bu sezon de Fatih Kızılca, Mustafa Ünlü, Çağıl Topbaş gerçekten bizim takip ettiğimiz ve bildiğimiz oyuncular olduğu için bunları dahil etmeye çalıştık. İyi bir takım kimyası oluşturduğumuzu düşünüyorum. Sezon içinde bunlar çok değişecek.

Uzun bir sezon sizi bekliyor. Önünüzde hazırlık döneminin tamamlanması için bir aya yakın zaman var. Hemen buradan istiyorsan bir diğer konuya geçelim. Bu sene TB2L’yi izleyen basketbolseverler nasıl bir lig takip edecek? Sen nasıl görüyorsun?

İlk başlarda TB2L’nin çok fazla ciddiye alınmadığını düşünüyorum ama bir iki senedir, en yukarıdaki ligin yabancı sayısının fazlalığından dolayı birçok kulüp ve oyuncular bu işe yatırım yaptı. Oyuncular aşağılarda oynamaya başladı. Geçen seneye baktığımızda ve bu sene de aynı şekilde bu işe ciddi şekilde bu işe para harcayan kulüpler var. Gerçekten bir üst ligde oynamış, ciddi süreler almış oyuncular şu anda bizim ligimizde oynuyorlar. Bu lig çok zevkli, çok mücadeleci ve agresif bir lig. İzleme zevki olan bir lig. Bundan dolayı da insanlar biraz buraya yönelmeye başladılar. Daha çok takip etmeye başladılar ve federasyon da bunun farkına vardı. Daha önce bu ligde istatistik yoktu. Geçen seneden beri artık istatistik tutuluyor. Onun haricinde birçok şey de yukarıdaki liglerle aynı statüye gelmeye başladı. Her sene çok değişik şeyler oluyor. Çok iyi kurduğun bir takım bile seni hayal kırıklığına uğratabiliyor. Bizim yeni bir salonumuz oldu bu sene. 1100 kişilik yeni bir salona geçtik. Seyircimizi de bu maçlara bekliyoruz.

Tam bu noktada sana sürpriz bir soru daha sorayım. Güzel bir noktaya değindin. Daha önce çok dikkate alınmıyordu ama yabancı kuralının aşağıya ittiği oyuncu sayısı buradaki ligi de canlandırdı. TB2L’nin daha faydalı ve kaliteli bir lig olması için üç tane şey söylemeni istersem neler söylersin?

Şunu söyleyebilirim. Şu anda iki grupta oynuyoruz. Bana göre bu iyi bir şey değil. Gruptaki altı takım playoffa kalacak. 10. takım küme düşecek. 7 ve 8 sezonu kapatacak. 9. takım playout oynayacak. Yani 7 ve 8 Mart ayında sezonu kapatacak. Burada büyük bir boşluk olduğunu düşünüyorum. Mart ayında sezonu kapatacak bir kulüp, haziran ayına kadar maaşları ödeyebilecek mi? Burada bir yanlışlık olduğunu düşünüyorum. Sezon başında bizim istediğimiz tek grup olarak çok maç yapmaktı. Böylece bir şekilde mayıslara kadar gitmekti. Ancak federasyon bu şekilde uygun gördü. Bu konuda biraz serzenişim olabilir.

Burada bir de mart ayında bittikten sonra kartlar bir daha dağıtılıyor. TBL’den aşağıya gelen takımlar oluyor. Genelde TBL’de aynı şey oluyor. Takımlar sezona başlıyorlar. Tam martta playofflara yaklaşınca bir iki takviye yapıyorlar. Bu da ligin dengesini değiştiriyor galiba.

Mesela geçen seneden bahsedeyim. Ben üç sene önce sezon içerisinde bir takviye yapmıştım. Bundan sonra hiçbir takviye yapmadık. Ormanspor olarak sezonu başladığımız takımla bitirdik. Geçen sene de öyle oldu ama tabii dediğiniz gibi sezonun nasıl başladığının bu ligde bir önemi yok. Sezon sonu çok daha önemli ve tabii ki o dönemde yukarılardan aşağıya bir iki ana oyuncu indirdiğiniz zaman bu ligde dengeleri bozabiliyor. Birden çıkmaya aday takım konumuna geliyorsunuz. Bu hamleler bu sezon da olacak. Bizim politikamızda buna çok fazla uymuyoruz ama dediğim gibi olabilir de, zaman gösterebilir.  Tabii ki bu dengeler sezon içinde çok daha fazla bozulacak.

Sapanca’da Arama Konferansı’nda bir beyin fırtınası yapıldı. Geleceğimizin önemli figürleri olan gençlerin ana sisteme nasıl entegre edileceği konusunda iki gün boyunca bir sürü şey konuşuldu. Sen senelerdir oyuncu ve antrenör olarak basketbolun içindesin. Senin gözünden Türk basketbolunun geleceği yatırım yaptığı gençlerin üst tarafa, A Milli Takım’a, BSL takımlarına entegre edilmesi hususunda kafandaki fikirler nelerdir?

Milli Takımların sadece 10-12 kişilik kadrolarla yürümeleri değil. Bunun ülke çapında biraz daha genişletilmesi gerektiğine inanıyorum. Bunun için de ciddi bir program yapılıp ciddi bir sistemde hareket edilmesi gerekiyor. Bir kere federasyonun bünyesinde her ilde gerçekten tecrübeli antrenörlerin olması gerektiğini ve bunların yanında kondisyoner, psikolog olan kimselerin kulüp takımı bile olsa denetim altında tutmaları gerektiğine inanıyorum. Bu yetkililerin oyuncuları gerçekten her konuda takip etmeleri ve bunlar hakkında federasyona rapor yazmalarını, buna göre de yılın belli zamanlarında kamplar düzenlenerek bu oyuncuların gelişimine katkıda bulunulması gerektiğine inanıyorum.

Sana katılıyorum. Bu sayede oyuncu yetenek havuzunu geniş tutacaksın. Yani bir Ersan İlyasova gelmediği zaman takımın sistemi dört numaradan çökmeyecek. Bunu aşağıya doğru götürebilirsin. Bu sene altyapıdan 11 tane oyuncumuzun NCAA’ye gittiği konuşuluyor. 80 milyondan 11 kişi oraya gittiği için Türk altyapısında sıkıntı çıkıyorsa bence gidenleri değil burada kalanları neden yetiştiremediğimizi konuşmak lazım. Seninki de önemli bir çözüm aslında.

Bunlara da biraz yoğunlaşmak gerektiğine inanıyorum. Şu anda gerçekten üst ligdeki bu yabancı sayısından dolayı biz zaten milli takımlarda hep üstte oynayan başarılı jenerasyonlarımız var ama üste çıktığında bunlar bir şekilde hep arka planda oyuncular olarak kalıyorlar. Bu oyuncuları biraz daha ön plana çıkarmamız için bir kere alt tarafta sistemli ve programlı çalışmamız lazım. Burada en başta Türkiye Basketbol Federasyonu’nun bir ana plan yapması lazım. Onun üzerinden yürümemiz gerekiyor.

Bunu da sana sormam gerekiyor. TB2L’de birçok gelişim takımı var. Bu takımlarda oynayan gençlerin biraz önce konuştuğumuz sisteme entegresi için TB2L faydalı bir lig mi?

Bunun hem artıları hem de eksileri var. Bu çocukların bir yerlerde oynayıp süre almaları ve tecrübe kazanmaları gerekiyor. Buralarda biraz daha geniş düşünmek lazım. Mesela gelişim liginde oynamış ve şu anda gerçekten A Milli Takım’da oynayan bir Cedi Osman var. Melih Mahmutoğlu da aynı şekilde. Bunun faydası olduğunu düşünüyorum ben. Buraya çok fazla da yaş olarak küçük yani 2000-2001 doğumlu bir çocuğun da bu ligde oynaması onu biraz yıpratır diye düşünüyorum. Bu lig gerçekten sert bir lig. O çocuk bir darbe yediği zaman ya da hata yaptığında bunun kafasında nasıl bir yer alacağını bilmiyorum.

Kamp organizasyonu için, burası için önerilerin var mı?

Şöyle bir söyleyeyim. Burçin Abi, benim abimdir. Ben genç takım oyuncusuyken A Takım’da kaptandı. Sizin Şükrü Abi’nin ve Burçin Abi’nin olduğu bir yerde zaten kötü bir organizasyon olması söz konusu değil. Gerçekten burada bizi çok iyi misafir ettiniz. Organizasyonda insanları gerçekten çok değerli hissetirdiniz. Her maçtan sonra gerçek bir lig maçı gibi organizasyon vardı. Kamp olarak müthiş bir yer. Kalacak yer, salon, kondisyon salonu her şey müthiş düşünülmüş. Bence bu çok önemli bir kazanç. Kulüplerin bunun gerçekten değerini bilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Röportajı izlemek için tıklayın

SERKAN ERDOĞAN: "HEDEFİMİZ ÜÇ YIL İÇERİSİNDE TBL'YE YÜKSELMEK OLMALI"

TOFAŞ Gelişim Koçu Serkan Erdoğan ise maçın ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

"Son maç özelinde konuşursak biz Karesi takımına 12 gün önce kendi sahamızda 25 sayı farkla yenilmiştik. Bugünkü maçta dört sayı farkla mağlup olduk ama sonuna kadar kafa kafaya geldi maç. Ben bunu bir kazanım olarak görüyorum. İlk maçta bize çok ağır basmışlardı şimdi çocuklar da ona bir reaksiyon verdi. Bu çocukların bu tarz durumlarda reaksiyon verebildiğini gösteriyor. O benim için sevindirici çünkü birinci misyonumuz seneye A takıma üç tane oyuncu verebilmek. O yüzden üç oyuncunun her şeyden önce mental kuvvete sahip olması lazım. Bu maçta verilen reaksiyon o mental kuvvetin yavaş yavaş kazanıldığını gösteriyor. Bu de benim için açıkçası ümit verici."

Bu sezon için hem Serkan Erdoğan olarak hem de TOFAŞ Gelişim olarka hedefleri sorulan Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Bizim geçtiğimiz yaz TBL'de oynamak isteğimizden dolayı birkaç girişimimiz oldu ama başarılı olmadı. Bu çocukların bir üst ligde oynamasının gelişimleri açısından çok daha faydalı olacağına inanıyorum. Benim kulübümdeki yöneticiler de böyle düşünüyorlar. Madem olmuyor biz de kendi imkanlarımızla çıkmaya çalışalım dedik. Tabii ki bu sene olması zorunlu bir şey değil. Dediğim gibi birinci misyonumuz bu değil. Ancak üç sene içerisinde bu takımın bir üst ligde olması Serkan Erdoğan veya Berkan Durmaz veya Burak Türksen için değil TOFAŞ Spor Kulübü için çok önemli bir hamle olur. Çünkü orada oynatacağın genç oyuncuları çok daha hazır bir şekilde A takıma verebilirsin. TBL artık eskilerin Süper Ligi gibi oldu. Çok kaliteli bir lig. Biz öncelikle basketbol öğreniyoruz. Çocukların çok eksiği var, çok çalışıyorlar. O yüzden bu üç sene içerisinde yükselmek gibi bir hedefimizin olması gerektiğini düşünüyorum. Benim kişisel hedefim olarak da basketbol koçluğu çok uzun soluklu bir meslek ve ben daha çok yolun başındayım. Ancak benim oyunculuktaki gibi hedeflerim hep büyük oldu. Ben Euroleague takımı çalıştırmak istiyorum. İnşallah bu TOFAŞ olur. Ben de buralarda kendi basketbol koçluğumun karakterini geliştirmeye çalışıyorum."

Yeni sezonda TB2L ile ilgili genel düşüncelerini de paylaşan genç antrenör şöyle konuştu:

"TBL'nin kuvvetlenmesi TB2L'nin de bir seviye atlamasına neden oldu. Burada oynayan Türk oyuncular, bu kadar yabancı oyuncunun olduğu bir sistemde TB2L'de oynamanın özellikle gençler için büyük bir şans olduğunu bilmeliler. Her ne kadar basketboldan çok güreş yapsak da sahada o bile oyuncuyu geliştiren bir şey. Neticede sert olmayı öğreniyorsun. En nihayetinde bir basketbol takımında sorumluluk alıyorsun. Bizim A takımdan Berkan, Muhsin, Yiğit gibi oyunculara hep burayı küçümsememelerini, daha fazla süre alacakları bir yer olduğunu hatırlatıyorum. Ben de bu ligin antrenörüyüm ve hiçbir şekilde küçümsemiyorum. Bence çok kaliteli bir lig."

Türk basketbolunun gençlerinin A takımlara entegre olabilmesi hakkındaki yorumları da sorulan Serkan Erdoğan şu açıklamalarda bulundu:

"Bizim TOFAŞ Gelişim takımının mesela bir üst ligde olması ki Bandırma Kırmızı buna güzel bir örnektir. TBL'deki basketbol kalitesi artık çok yükseldi. Banvit'in A takımına bakarsak Bandırma Kırmızı'dan yetişen birçok oyuncuyu görüyoruz. Demek ki bu güzel bir sistem. Özellikle Fenerbahçe ve Galatasaray gibi çok bütçeniz yoksa bu yola başvurmak sizi kurtarır. Çünkü siz kendi bünyenizden yetiştirdiğiniz oyuncularla başarıya ulaşırsınız. Bunun da keyfi ayrı olur diye düşünüyorum. Ligi küçümsediğimden söylemiyorum. TB2L de güzel ama TBL'de olabilsek bizim için çok daha kıymetli olur."

Son olarak gelişim koçluğunu kariyerini noktalayan oyunculara kesinlikle tavsiye edebileceğini belirten Erdoğan, "Gelişim koçluğunda takım çalıştırmadığın için öyle bir sorumluluğun yok. Hangi oyuncuyla çalışıyorsan o oyuncuya kattığın değeri görebiliyorsun. O da çok keyifli bir şey. Bugün NBA'e baktığınız zaman Russell Westbrook bile bireysel antrenörle çalışıyor. Demek ki Russell Westbrook'un bile geliştirmesi gereken yönleri var. Kaldı ki bizim genç oyuncularımızın o kadar fazla eksiği var ki bütün takımların bence gelişim koçluğuna yönelmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

Sosyal Medya

 

Kartepe Spor Köyü

The Green Park Kartepe Resort - Spa Kartepe / Kocaeli / Türkiye
Google Map üzerinden, özellikle Kartepe Caddesi'ni takip ederek otelimize ulaşabilirsiniz.
e-mail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Tel: +90 262 315 47 00 - Faks: +90 850 202 33 08
Go to top